Ana Sayfa Gündem Teknoloji Kültür Ekonomi Tarih Yaşam Sağlık

Neden En Kötü Kararları Akşamları Veriyoruz

Sabahları dünyayı fethedecek kadar iradeli hissederken gece yarısı neden eski sevgiliye mesaj atıyor ya da diyeti bozuyoruz? Bilim buna 'Karar Yorgunluğu' diyor. İrademizin bir pili var ve akşam olduğunda o pil bittiği için beynimiz en tehlikeli moda geçiyor.

Neden En Kötü Kararları Akşamları Veriyoruz

Sabah saat 08.00. Alarm çalıyor ve uyanıyorsunuz. Zihniniz berrak. Bugün o diyete tam olarak uyacağınıza, iş yerindeki o zor projeyi bitireceğinize ve akşam kesinlikle spora gideceğinize dair kendinize söz veriyorsunuz. İradeniz çelik gibi. Sanki dünyayı fethedebilirsiniz.

Akşam saat 22.00. Kanepedesiniz. O diyet salatası hayali yerini yağlı bir pizzaya bırakmış. Spora gitmek yerine üç saattir sosyal medyada amaçsızca geziniyorsunuz. Hatta belki de asla mesaj atmamanız gereken o kişiye 'Uyudun mu?' diye yazmak üzeresiniz. Sabahki o disiplinli insandan eser kalmamış, yerini dürtüleriyle hareket eden bir zombi almış.

Peki gün içinde ne değişti? Karakteriniz mi zayıfladı? Hayır. Sadece biyolojik bir gerçeğin kurbanı oldunuz. Bilim buna Karar Yorgunluğu diyor.

İrademiz sınırsız bir kaynak değil biten bir pildir

Çoğumuz iradeyi bir karakter özelliği sanırız. Ya iradelisinizdir ya da değilsinizdir. Ancak Roy Baumeister gibi psikologların yaptığı devrim niteliğindeki çalışmalar durumun hiç de öyle olmadığını gösteriyor. İrade, tıpkı kol kasınız gibi bir kastır. Nasıl ki bütün gün ağırlık kaldırırsanız akşam kolunuzu kıpırdatacak haliniz kalmazsa, bütün gün karar vermek de irade kasınızı tüketir.

Sabah uyandığınız andan itibaren kararlar başlar. Ne giyeceğim? Kahvaltıda ne yiyeceğim? İşe hangi yoldan gideceğim? Bu maile nasıl cevap vereceğim? Fark etmeseniz de beyniniz gün boyu binlerce mikro karar verir. Her seçim, irade pilinizden bir çentik düşürür. Ve akşam olduğunda, o pil artık kırmızı yanmaya başlar.

Yargıçların verdiği kararlardaki korkunç detay

Bu durumun en çarpıcı ve belki de en ürkütücü kanıtı, yargıçlar üzerinde yapılan bir araştırmadır. Bir grup araştırmacı, şartlı tahliye kurullarını inceledi. Yargıçların mahkumlara 'tahliye' ya da 'red' kararı verirken hangi kriterlere dikkat ettiğine baktılar. Sonuç şok ediciydi.

Suçun niteliği ya da mahkumun iyi hali kadar önemli olan bir diğer faktör saatti. Yargıçlar, sabahın erken saatlerinde veya öğle yemeğinden hemen sonra girdikleri duruşmalarda %65 oranında 'tahliye' (yani olumlu) karar veriyordu. Ancak öğle yemeğinden hemen önce veya mesai saatinin sonuna doğru, yani zihinsel enerjilerinin tükendiği anlarda, tahliye oranı neredeyse %0'a düşüyordu.

Neden? Çünkü 'tahliye' kararı vermek riskli ve zor bir karardır; zihinsel enerji gerektirir. Ama 'red' kararı vermek statükoyu korumaktır, güvenlidir, kolaydır. Yorgun beyin her zaman en kolay yolu, yani 'varsayılan' seçeneği tercih eder. Eğer koskoca yargıçlar bile akşam saatlerinde adil olmakta zorlanıyorsa, sizin akşam diyeti bozmanızda kendinizi suçlamanız haksızlık olabilir.

Mark Zuckerberg neden her gün aynı tişörtü giyiyor

Steve Jobs'ın siyah kazağı, Mark Zuckerberg'in gri tişörtü veya Barack Obama'nın sadece lacivert ve gri takım elbise giymesi... Bu insanlar moda zevkinden yoksun oldukları için böyle yapmıyorlar. Onlar 'karar yorgunluğu' kavramını çok iyi biliyorlar.

Zuckerberg bir röportajında şöyle demişti: 'Hayatımı o kadar sadeleştirmek istiyorum ki, bu topluma nasıl en iyi hizmeti verebileceğim dışındaki hiçbir konuda karar vermek zorunda kalmayayım.' Sabah 'Ne giyeceğim?' sorusuyla enerjisini harcamayan bir beyin, günün geri kalanında şirketi için hayati kararları verecek enerjiyi saklamış olur. Onlar, pillerini gereksiz şeyler için harcamamayı seçen stratejistlerdir.

Akşam saatlerinde beynimiz en kolay yola sapar

Akşam olduğunda beyninizin yönetici merkezi olan Prefrontal Korteks yorulur ve dükkanı kapatır. Sahne artık dürtülerin merkezi olan Amigdala'ya ve ödül arayan Dopamin sistemine kalır. Bu yüzden online alışveriş siteleri en çok ciroyu akşam saatlerinde yapar. Bu yüzden Netflix'te 'Bir bölüm daha' butonuna basmak o kadar kolaydır.

Beyniniz o saatte 'Hayır' deme yeteneğini kaybetmiştir. İradeniz tükenmiştir ve karşınıza çıkan ilk hazzı, ilk kolaylığı kabul etmeye hazırdır. En kötü finansal yatırımlar, en gereksiz alışverişler ve en pişmanlık verici mesajlar hep bu 'zombi modu' sırasında gerçekleşir.

Çözüm ne? Önemli kararları asla akşam 8'den sonraya bırakmayın. İradenizin dolu olduğu sabah saatlerini en zor işlerinize ayırın. Ve akşam olup da eliniz o cips paketine gittiğinde kendinize 'Karaktersizim' demeyin; sadece 'Pilim bitti' deyin ve uyuyun. Çünkü uyku, o pili şarj etmenin tek yoludur.

Ücretsiz Bülten

Kült Yazı

En yeni yazıları, önerileri ve güncellemeleri doğrudan e-posta kutuna al. Haftada bir, kısa ve öz.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yazabilirsin.

Bağlantı başarıyla kopyalandı